Anasayfa » Eğitim » Nazım Şekilleri ve Tür Kavramı

Nazım Şekilleri ve Tür Kavramı

Nazım Şekilleri (Eşkâl-i Nazm):

Nazım şekilleri mısra ve kafiyenin bir düzen dahilinde birleşmesinden oluşur. Mısralar bir şiirde ikili, üçlü, dörtlü… onlu kümeler teşkil edebilirler. Bu kümelenişten mısra düzeni, dizeler arasındaki kafiyenin dağılımından da kafiye düzeni oluşur.

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan şekillerin ana kafiyesi ikinci mısrada, bentler halinde kurulanların ana kafiyesi ise son mısrada aranmalıdır.

Nazım şekillerinde mısra ve kafiye düzeni şemalarla gösterilir. Mısra düzenini göstermek için düz çizgi ‘_____’ kullanmak yaygın bir metottur. Kafiye düzenini göstermek için ise bu düz çizginin sağ tarafına ‘a’ harfinden başlayan harfler yazılır. Bununla birlikte bu harfleri kullanırken ‘c-ç, ı-i, g-ğ’ gibi birbirine benzeyen harflerden sadece yaygın olarak kullanılan ‘c-i-g’ harfleri tercih etmek doğru bir yoldur.

Bir manzumede ana kafiye ‘a’ harfi ile gösterilir. Serbest ya da kafiyesiz mısraları göstermek için ‘x’ harfi kullanılır. Ancak bu manzume içerisinde ‘x’ harfi ile gösterilen mısraların birbiriyle kafiyeli olduğu anlamına gelmez.

Bünyesinde nakarat bulunduran şiirlerde mısraların kafiyelenişi, gösterilen kafiye harfi üzerine n koyarak olur.

Mısra: Arapça bir kelime olan mısra ‘kapı kanadı’, ‘çadır kapısının iki yan parçası’ ya da ‘çift kanatlı bir kapının tek kanadı’ anlamlarına gelmektedir. Bir edebiyat terimi olarak ise mısra; manzum edebi eserlerin her bir satırına verilen isimdir. Divan edebiyatında bu satırın tam bir aruz kalıbıyla söylenmiş olması gerekmektedir. Tam bir aruz kalıbıyla söylenmiş bir beyitin her bir satırına da mısra denir.

Nazım Şekilleri

– Bana kan ağladur hicran deminde çektuğum gamlar (1.mısra)

Gelür bir bir hayâle rûz-ı vaslında geçen demler (2.mısra)

Ş. Yahya

En küçük anlamlı nazım birimi olan mısra bir şiirin parçası olabildiği gibi bağımsız bir bütün de olabilir. Yani tek mısralık şiirler de vardır. Divan edebiyatında kendi içinde bütün oluşturan bu tarz mısralara ‘mısra-ı âzâde’ veya ‘şah mısra’ adı verilmektedir.

– Mudhikât-ı dehre ben ölsem de tasvirim gülecek    M. Naci

– Turfe-i dükkân hikemdir bu gühen-i tâk-ı felek

‘Ne ararsan bulunur derde devâdan gayrı’

A. Molla

Bu beyitte ikinci mısra zaman içinde sanat ve anlam yönüyle birinci mısrayı gölgede bırakmış ve mısra-ı âzâde olmuştur.

– Fikret-i hatt-ı yâr var serde -> mısra-ı âzâde

Arzû-yı bahar var serde -> mısra-ı âzâde

Normalde beyitte tamamlanan anlam burada mısrada tamamlanmıştır. Eski edebiyatımızda bu fazla görülen bir durum değildir.

Mısra-ı Berceste (Sıçramış, Yükselmiş Mısra):

– Avâzeyi bu âleme Dâvud gibi sal

Bakî kalan bu kubbede bir hoş sada imiş mısra-ı berceste

– Ehl-i ilm oğlu olup medrese-i âlemde

Cahil olmaktan ise doğmadan ölmek yeğdir mısra-ı berceste

Beyit: Arapçada ev, çadır, oda anlamlarına gelmektedir. Bir edebiyat terimi olarak ise beyit; şiirde iki mısradan oluşan, kendi içinde bağımsız bir yapısı olan ve çoğunlukla anlam bütünlüğü bulunan, aralarında vezin birliği olan birime verilen isimdir. Divan edebiyatımızda en sık kullanılan nazım birimi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Beyitin ilk mısrasına ‘sadr’ ikinci mısrasına ise ‘âcûz’ adı verilmektedir.

– Biz bülbül-i muhrik dem-i şevkâ-yı firâkız (sadr)

Ateş kesilir saba geçse gül-şenimizden (âcûz)

Selimî

İki mısrası birbiriyle kafiyeli beyitlere ‘mukaffa’ ‘musarra’ ‘matla’ denir.

İki mısrası birbiriyle kafiyeli olmayan beyitlere ise ‘müfred’ veya ‘ferd’ denir.

Bazen müreddep divanlarda tek beyit ve müfredlerin çokluğu onlara özel bir yer ayırmayı gerektirir. Bu tarz küçük manzumelerin bir araya toplandığı bölümlere ‘müfredât’ denir.

Divan edebiyatında her beyitin bir anlam bütünlüğü vardır. Buna mukabil anlamı kendi içinde tamamlanmayıp diğer beyitlere taşan örnekler de yok değildir. Anlamı kendi içinde tamamlayamayıp diğer beyitlere taşan beyitlerin her birine ‘merhûn’ denilmektedir.

– Cenneti görmüş bir âdem var ise gelsin desin

Tarhı anın dahi böyle dil-keş ü rânâ mıdır

– Güllerin de var mı böyle reng ü bûy-ı dil-firîb

Yâ nesim-i subhı böyle bûstân-pîrâ mıdır

Nef’î

Benzer konular
Yorum Yap

Tüm makaleler DMCA korumasındadır. İzin alınmadan yazıların tamamının yada bir kısmının ve resimlerin kullanılması yasaktır. © 2012 - 2015

Yukarı Git